“Rojava eyleminde tutuklanan çocuklara çıplak arama yapıldı, saçları kesildi”

Şırnak’ta Yapılan Operasyonlarda Gözaltına Alınan Çocukların İşkence İddiaları

Şam yönetimine bağlı güçlerin Kuzey ve Doğu Suriye’ye saldırılarını protesto etmek amacıyla Şırnak’ta toplanan yurttaşlara karşı 8 Ocak ile 27 Ocak tarihleri arasında operasyonlar düzenlendi. Operasyonlar sonucunda en az 37 çocuk, ev baskınlarıyla gözaltına alındı. 15-17 yaşları arasındaki 12 çocuk ise tutuklanarak ailelerinden yaklaşık 675-700 km uzaktaki Hatay Çocuk ve Gençlik Cezaevi’ne gönderildi.

DEM Parti Milletvekili, İşkence İddialarını Meclise Taşıdı

Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Şırnak Milletvekili Newroz Uysal Aslan, Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu Başkanlığı’na başvurarak, Hatay Cezaevinde tutuklu olan çocuklara yönelik işkence ve kötü muamele iddialarının araştırılmasını talep etti. Aslan, çocuklarla yaptığı görüşmelerde yaşanan detayları komisyonla paylaştı.

İşkence, Tehdit ve Koşullar

Çocukların dilekçelerine göre, gözaltındayken fiziksel şiddete maruz kaldıkları, bilmedikleri belgelere zorla imza attırıldığı ortaya çıktı. Ayrıca çocuklar, gözaltında işkence, tehdit, aşağılama ve korkutma gibi uygulamalara maruz kaldıklarını ifade ettiler. Ailelerinden uzak cezaevlerine gönderilen çocukların eğitim ve aile bağları üzerinde olumsuz etkiler yarattığı belirtildi.

Çıplak Arama, Saç Kesme ve Yaşam Koşulları

Çocuklar cezaevine girişlerinde çıplak aramaya tabi tutulduklarını, saçlarının zorla kesildiğini ve darp edildiklerini dile getirdiler. Ayrıca çocukların temel ihtiyaçlarının karşılanmadığı, ailelerinden gelen eşyaların teslim edilmediği ve yaşam koşullarının kötü olduğu belirtildi. Spor ve sosyal faaliyetlerin kısıtlı olduğu da vurgulandı.

Komisyonun İncelemesi ve Talepler

DEM Parti Milletvekili Aslan, komisyondan gözaltı, nakil ve cezaevi süreçlerinin detaylı şekilde incelenmesini ve sorumlular hakkında gerekli işlemlerin başlatılmasını talep etti. Çocukların iddialarının Anayasa ve uluslararası sözleşmeler kapsamında değerlendirilmesi gerektiği vurgulandı. İşkence ve kötü muamele iddialarının bağımsız bir şekilde araştırılması gerektiği belirtildi.