Dışişleri Bakanlığı, AP’nin Kıbrıs konusunda yaptığı açıklamalara sert bir şekilde yanıt verdi. Yapılan resmi açıklamada, Avrupa Parlamentosu raporunda Kıbrıs Türklerinin yalnızca “adanın meşru bir topluluğu” olarak tanımlanmasının yanı sıra Türkiye’ye Kıbrıslı Türklere “siyasi alan açması” yönündeki taleplerin kabul edilemez olduğu ifade edildi. Bakanlık, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin (KKTC) bağımsız ve egemen bir devlet olduğunu vurguladı.
Açıklamada ayrıca, Avrupa Birliği’nin Kıbrıs Türk halkının egemen eşitliğine saygılı bir tutum sergilemesi gerektiği belirtildi. KKTC’nin haklı mücadelesini kararlılıkla sürdüreceğini de sözlerine ekleyen Dışişleri Bakanlığı, bu durumun uluslararası düzeyde önem taşıdığını dile getirdi.
Raporda, Kıbrıs Türk halkının yalnızca “adanın meşru bir topluluğu” olarak görülmesinin yanı sıra Türkiye’ye yönelik yapılan çağrıların, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin varoluşunu ve kendi kaderini tayin etme hakkını hiçe saydığı kaydedildi. Bakanlık bu bağlamda, KKTC’nin demokratik yapısı ve halkının iradesiyle varlığını sürdürdüğünü ifade etti.
Bakanlık ayrıca, Avrupa Parlamentosu’nun federasyon temelli çözüm önerisinin Ada’daki mevcut siyasi gerçeklerle örtüşmediğini belirtti. Müzakere modelinin Rum tarafının uzlaşmaz tavrı nedeniyle geçerliliğini yitirdiği vurgulandı ve kalıcı bir çözüm için Kıbrıs Türk halkının eşitliğinin kabul edilmesi gerektiği ifade edildi.
Açıklamada, Avrupa Komisyonu’na yeni bir Kıbrıs Özel Temsilcisi atanması talebinin yersiz olduğu da vurgulandı. Avrupa Birliği’nin yıllardır Kıbrıs Türk toplumunun haklarını göz ardı eden tutumu ile “tarafsız” olma iddiasının inandırıcılığı sorgulandı. Dışişleri Bakanlığı, AB müdahalesine kesinlikle karşı çıkıldığını bildirdi.
Son olarak, Dışişleri Bakanlığı’nın açıklamasında 2004 yılındaki taahhütlerin hala yerine getirilmediğine dikkat çekildi. Rum tarafına ödül niteliğinde politikalar izlenirken KKTC’nin uluslararası ilişkilerinin engellenmeye çalışıldığı belirtilerek, Avrupa Birliği kurumlarının daha dengeli ve yapıcı bir yaklaşım benimsemesi gerektiği ifade edildi.