Doğum günü sesi Dilek Kavraal: Anonim ünlü olma haline bayılıyorum

Haber gorseli
Haberlerimizi Google’da Takip Edin

Gelişmelerden anında haberdar olun.

Google’da tercih edilen
kaynak olarak ekleyin

* Milyonlarca insan en özel günlerini sizin sesinizle kutluyor ama yüzünüzü uzun süre kimse bilmedi. Hiçbir doğum gününde yan masada kendi sesinizi duyup sustuğunuz oldu mu?

Ben bu anonim ünlü haline bayılıyorum. Ünlü olmak herkesin sizi tanıyıp istediği şekilde hakkınızda görüş bildirme özgürlüğüne sahip hissetmesi ürkütücü bir şey. Böylesi daha keyifli. Arzu ettiğiniz ortamda kendinizi tanıtıp, istediğiniz zaman sevgi ve takdir ihtiyacınızı karşılıyorsunuz. Yan masa kutlamalarına sesimle katılışıma şahit oluşum 100’ü geçmiştir. Ortam uygunsa, yanlarına gidip playback yapıyorum. Çok tatlı anılarım var bu şekilde.

* O meşhur beste nasıl bir ruh haliyle, nerede ortaya çıktı?

– Hiç sevmiyordum “Happy Birthday” şarkısını. Sonra bir gün dünyanın en çok telif kazanan şarkısı olduğunu öğrendim. Çok motive oldum. Sonra olaylar gelişti.

Kanser dönemimde gerçeklik algım yok oldu

* Hastalığınızı pandemi döneminde öğrendiniz. Dünyanın eve kapandığı bir dönemde kendi içinize dönmek ve bu savaşla yüzleşmek size ne öğretti?

– O dönem dünyanın gerçeklik algısı tamamen sarsıldı. Benim gerçeklik algım tümden yok oldu. Pandeminin ne olduğunu daha idrak edemeden kanser oldum. Peşinden ameliyatlar, kemoterapiler… Sanki başka birinin başına gelenleri anlatan bir film izliyorsunuz gibi geliyor. Bana öğrettiği şey dünyanın en kıymetli bilgisi, hiçbir şey, kişi, ya da durum sandığınız kadar önemli değildir.

* Kanserle mücadele ederken kendi seslendirdiğiniz “İyi ki doğdun, iyi ki varsın” sözleri sizin için nasıl bir anlam kazandı?

– O süreçte şarkılarımı, şiirlerimi, huylarımı, alışkanlıklarımı, ellerimi, gözlerimi… Bütün hücrelerimi, bana dair her şeyi yeniden ve gerçekten çok sevdim.

* Pembe İzler Kadın Kanserleri Derneği ile yolunuzun kesişmesi bir tesadüf müydü, yoksa bu bir “iyileşme misyonu” mu?

– Rast geldi. Çok kıymetli bir kız kardeşim dernek oluşumunun baştan beri içindeydi. Bir gün benden bir şarkı istedi, kadınları kanserle mücadele konusunda bilgilendirmek ve onları düzenli taramaya teşvik etmek üzere hazırlanan bir kampanya için. “Anneme Bir Şey Olmasın” diye bir şarkı besteleyip hediye ettim. Kısa bir süre sonra maalesef benim durumum ortaya çıktı. Benim olağanüstü ilham verici kız kardeşlerim. Hepsine ayrı ayrı minnettarım.

Hiç kimse ve hiçbir şey vazgeçilmez değil

* “Yaşam Belirtisi” şarkınızda “Önemli değilmiş gibi yapmayacağım” diyorsunuz. Hastalık sonrası hayata ve müziğe bakışınızda neler “daha önemli” hale geldi?

– Hastalık sonrası hayatımda önemli hale gelen tek şey ben ve bana iyi gelenler. Hayatın ne kadar kısa ve ölümün ne kadar gerçek olduğunu, gerçekten bütün öğrenilmiş yaşam biçimlerinden, öğrenilmiş endişelerden, değer yargılarından, en önemlisi öğrenilmiş sevme biçimlerinden vazgeçtim. Değiştiremeyeceğim kişilerle, kurumlarla durumlarla artık ilgilenmiyorum.

* Şimdilerde 15 bin dünya ismiyle “Happy Birthday”in İngilizce versiyonları üzerinde çalışıyorsunuz. Müziğin sınırları aşma gücü, iyileşme sürecinizin neresinde                      duruyor?

– Bir şey yaptığınız kadar varsınız. O ölçüde hayattasınız. Bundan kastım üretim ya da kazanç değil. Çiçeği sulamak da bir şey. Temizlik yapmak da. Ben çok çalışkan biri değilim aslında ama yeni bir şey ortaya koymanın hevesi beni dirayetli kılıyor. Sürekli yeni bir şeyler tasarlarım her sabah yeni bir fikirle kalkarım uykudan. Beynim sürekli yeni nöron bağları oluşturuyor. Kendi aramda çok eğleniyorum. Bu da beni ayakta tutuyor.

* Doğum Günü şarkısıyla ilgili devam eden bir dava süreciniz var…

– Bu sürekli ve giderek artan bir gelire sahip olduğu için yapım şirketi isme özel doğum günü şarkılarının tüm haklarını hiçbir bedel talep etmeksizin kendilerine devretmem ve yeniden kullanamayacağım iddiasıyla bana dava açtı. Yedinci yılına girdi. Süreç şu anda çok da benden yana görünmüyor. Ben sesimin yettiğince eser sahiplerini ve meslek birliklerini bu davanın sonuçlarının müzik sektöründe doğurabileceği kaos senaryosu konusunda bilgilendirmeye uyarmaya çalışıyorum. Umarım başarırım.

* Şu an benzer sağlık mücadeleleri veren kadınlara, “İyi ki doğdun” diyen ses olarak ne söylemek istersiniz?

– İnanın… Her hastalığın sadece “hastalık” olduğunu anlayıp vaktinizi karamsarlıkla harcamayıp iyileşmenin yollarına bakın. Nefes aldığımız sürece hiçbir şey imkansız değil.

 

 

 

yok

Author: Serkan Öztürk