Bir sineği yakalamak neden bu kadar zor?

Bir yaz akşamı dışarıda oturmak her zaman kulağa rahatlatıcı gelmiştir; ta ki sinekler ve sivrisinekler gelene kadar. Sonrasında sinek yakalama işi başlar. Minyatür gözleri ve sizinkinden yaklaşık 1 milyon kat küçük beyinlerine karşın, onlara vurmak için elinize aldığınız neredeyse her şeyden kaçabilir.

Sinekler, gazete ve terliklerden böylesine hızlı ve çevik kaçma kabiliyetlerini hızlı, karmaşık görme becerilerine ve kendilerine özgü birtakım sinirsel özelliklere borçlu.

Populer Science Türkçe’nin aktardığına göre Uluslararası Florida Üniversitesinde çalışan biyoloji profesörü Jamie Theobald, böylesine küçük canlıların görsel bilgileri işleyerek terliklerden çok hızlı kaçmak gibi zorlu davranışları nasıl sergilediğini öğrenmek üzere laboratuvarlarında böceklerin uçma ve görme becerilerini incelediklerini söylüyor.

DAHA HIZLI GÖRÜYORLAR

Sineklerin bileşik gözleri vardır. Işığı görüntünün tamamını oluşturan tek lensten toplamak yerine (insanların gözü böyle çalışır) sinekler, görüntüleri birden fazla fasetten (böcek gözündeki saydam katman), fotoreseptör kümelerine (gözlerindeki ışık algılayıcı hücreler) gelen ışığa odaklanan çok sayıda ayrı mercekten oluştururlar. Bunun sonucunda sineğin görüş kabiliyeti, her fasette ayrı bir piksel sunar.

Bir sineğin dünyası epey düşük çözünürlüktedir çünkü ufak kafalar sınırlı sayıda faset barındırabilir (genelde yüzlerden binlere kadar) ve sineklerin bulanık görme kabiliyetlerini insanların etkili biçimde gördüğü milyonlarca piksele kadar çıkarmanın kolay bir yolu yoktur. Fakat bu kaba çözünürlüğe rağmen sinekler, hızlı hareketleri çok seri biçimde izleyip işleyebilirler.

Hayvanların hızlı hareketi nasıl algıladığını, fotoreseptörlerinin ışığı ne kadar hızlı işlediğinden anlayabiliriz. İnsanlar yanıp sönen bir ışığı saniyede en fazla 60 kez ayırt edebilir. Bundan daha hızlı olanlar genelde sabit ışık şeklinde görünür. Bu yanıp sönen ışığı görme kabiliyeti, ışıklandırma koşullarına ve retinanızın hangi kısmını kullandığınıza bağlıdır.

Örneğin bazı LED lambalar, insanlara sabitmiş gibi görünecek kadar hızlı yanıp sönen ışık yayarlar. Ancak kafanızı çevirdiğinizde, çevresel görüş alanınızda bir titreşim olduğunu fark edebilirsiniz. Çünkü bu alan ışığı daha hızlı işler ancak bunu, sineklerin görüş kabiliyeti gibi daha düşük bir çözünürlükte yapar. Dikkate değer bir diğer nokta ise bazı sineklerin, yanıp sönen bir ışığı saniyede 250 defa kadar fazla görebilmesidir; yani insanların algılayabildiğinden yaklaşık dört kat daha fazla.

Eğer bu sineklerden birini sinemaya götürseydiniz, sizin kesintisiz şekilde izlediğiniz ve saniyede 24 kareden oluşan film, sineğe slayt gösterisi gibi sabit bir görüntü dizisi şeklinde görünürdü. Fakat bu hızlı görme kabiliyeti, sineğin avlara, engellere, diğer rekabetçilere ve sinek vuracağına hızlı şekilde tepki vermesini sağlıyor. Bilim insanlarının yaptığı araştırmalar, loş ışıktaki sineklerde hızlı hareketleri görme kabiliyetinin biraz kaybolduğunu gösteriyor. Bu durum onları yakalamak için iyi bir fırsat gibi görünebilir fakat insanlar da karanlıkta hızlı ve keskin şekilde görebilme kabiliyetini kaybeder. Bu yüzden siz de hedefiniz kadar dezavantajlı olabilirsiniz.

Sinekler ve sivrisinekler karanlıkta kararsız şekilde uçar ve sinek vuracaklarından kaçmak için dolambaçlı güzergâhlar seçerler.

Vücutlarında bulunan ve siz vurmak için hareket ettiğinizde hava akımlarındaki değişimleri hisseden ufak kıllardan aldıkları bilgiler gibi, görsel olmayan ipuçlarından da faydalanabilirler.

SİNİRSEL HİLELER

Peki sinekler karanlıkta neden daha yavaş görüyor? Kendinizin de karanlıkta ağır ve bulanık ve çok daha renksiz gördüğünüzü fark etmiş olabilirsiniz. Bu süreç böceklerde de benzer şekildedir. Düşük ışık daha düşük miktarda foton anlamına gelir ve tıpkı kamera ve teleskoplar gibi gözler de görüntü oluşturmak için fotonlara bel bağlar.

Fakat daha büyük bir merceğe geçmenize ve karanlık ortamlarda daha fazla foton toplamanıza olanak sunan güzel bir kameranın aksine, hayvanlar gözlerinin optik kısımlarını değiştiremezler. Bunun yerine, görüntü oluşturmak için komşu piksellerin girdilerini toplayan veya fotonları örnekleme sürelerini artıran toplama isimli sinirsel bir stratejiyi kullanırlar.

Büyük pikseller ve daha uzun süreli pozlar daha fazla foton yakalayabilir ancak bunu keskin görüntü pahasına yaparlar. Toplama, gürültülü bir görüntü (daha yüksek ISO) veya daha bulanık görüntüler oluşturan ancak fotoğraf nesnesinin yetersiz pozlanmasını önleyen yavaş denklanşör hızlarıyla fotoğraf çekmeye denktir. Sinekler, özellikle ufak olanlar karanlıkta hızlı göremez çünkü bir anlamda gördükleri şeyden emin olana kadar yeterince fotonun ulaşmasını bekliyorlardır.

UÇUŞ MANEVRA KABİLİYETİ

Yaklaşan tehditleri hızla algılamaya ek olarak sineklerin, saniyenin çok küçük bir bölümünde uçup kaçabilmeleri de lazımdır. Bunun için kalkışa hazırlanmak ve hızlı uçuş manevraları yapmak gerekir. Örneğin meyve sinekleri yaklaşan bir tehdidi görsel şekilde tespit ettikten sonra, kalkış yapmadan önce duruşlarını saniyenin beşte biri kadar kısa sürede ayarlarlar. Katil sinekler gibi yırtıcı sinekler bacaklarını, kanatlarını ve halteres adı verilen çıkıntılarını (havadaki dönüşleri algılamak için kullanılan dambıl şeklindeki kanat kalıntıları) uçuş esnasında avlarını hızlıca yakalamak için eşgüdümlerler.

Bir sineği en iyi nasıl yakalarsınız?

Bir sinekten daha hızlı manevra yapmanız için, yaklaşan elinizi tespit edemeyeceği kadar hızlı davranmanız lazım. Bu beceriyi pratik yaparak geliştirebilirsiniz fakat sinekler kaçma işinde yüz milyonlarca yıldır ustalamışlar. Bu yüzden sinekleri ezmek yerine, sinek tuzakları kurmak, çöpleri bekletmeden atmak ya da arka bahçeleri temizlemek gibi daha iyi yöntemler deneyin.

Belli sinekleri, elma sirkesi ve birayla doldurulmuş dar ağızlı bir şişeye çekebilirsiniz. Şişenin ağzına huni yerleştirmek, sineklerin girmesini kolaylaştırır fakat çıkmasını zorlaştırır.

Sivrisineklerde ise piyasadaki sineksavarlar işe yarayabilir fakat evde bazı bitkiler, saksılar ya da açık kaplarda yer alan durgun suları dökmek, yumurta bırakma bölgelerini ortadan kaldırmaya ve sivrisinek sayısını baştan azaltmaya yardımcı olacaktır. Arılar ve kelebekler gibi yararlı böceklere de zarar verdikleri için böcek ilaçları kullanmaktan kaçının.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

x