Günün köşe yazarı… Cumhurbaşkanı karşısında nutku tutulan gazeteci

Cumhuriyet gazetesi yazarı Ali Sirmen, “Anı yazarının güvenilirliği” başlıklı yazısında yazar Nadir Nadi’nin güvenilirliğiyle ilgili bir yazı kaleme aldı.

“İktisat mezunu olan askerlik arkadaşım Selçuk Yıllar ilginç bir kişiydi. Bir ara kayınpederinin, Tophane’deki Amerikan pazarını çalıştıran, daha sonra yakın dostu Besim Tibuk’un otelinin kumarhanesinin (casino) müdürü olan (bu süre zarfında bir tek kumar aletine bile el sürmeyen) arkadaşım bir kitap kurduydu ve favori yazarları arasında da Nadir Nadi yer alırdı.” diyen Ali Sirmen şunları kaydetti:Ali Sirmen

– Adeta kendileri olmasa tarih olmayacak sanan bu anı yazanlarının tersine Nadir Nadi olayları kendine yontmaz, kendini yüceltmeye çalışmaz, derdi Selçuk.

Onun kendini ön plana çıkarmayan biçeminin farkındaydım. Ama arkadaşımın uyarısından sonra o yönüne daha dikkat ederek okuyunca Nadir Bey’in eşsiz bir anı yazarı olduğunu gördüm. Hele ilk bakısı 1970’te çıkmış olan “Olur Şey Değil”de Celal Bayar ile baş başa bir yemek sahnesi var ki bir eşine daha rastlanmaz.

Yıl 1958’dir. Nadir Nadi anlatıyor, DP iktidarının sertliği durmadan artmakta hükümetle muhalefetin arası onulmaz biçimde açılmaktadır. Bu koşullar altında demokratik parlamenter sistem yurdumuzda nasıl yürütülecekti? Nadir Nadi, gerçi Cumhuriyet’teki yazılarıyla ilgilileri elinden geldiğince uyarmaya çalışıyordur ama buradan olumlu bir sonuç alınacağına dair en ufak bir görüntü bile yoktur.

Sonunda Nadir Nadi cumhurbaşkanını görmeye karar verir.

Nadir Nadi

***

Bayar, Nadir Bey’in başvurusunu bekletmez hemen öğlen yemeğine çağırır.

Nadir Bey, köşke kararlı gider. Durum vahimdir. Devrimler kırpıla kırıla kuşa dönmüştür. Demokrasi de öyle, basın yasa dışı yollarla baskı altına alınmıştır. Hükümet, muhalefeti düşman bellemiştir. Meclis’teki ezici sayı üstünlüğüne dayanarak ona söz hakkı tanımamaktadır. Nereye gidilmektedir? Nadir Nadi bu durumda Bayar’dan devletin en yüksek katında görev sürdüren uzun deneylerden geçmiş bir büyüğümüz olarak olaya müdahalesini isteyecek, her şeyi açık açık Bayar’a anlatacak, devlet başkanı olarak duruma el koyması gerektiğini sert bir dille hatırlatacaktır.

Nadir Bey bu kararlılıkla Bayar’ın yanına girer. Alt kattaki, sofrada iki kişidirler, bir de servisi yapan bir zamanlar Yunus Nadi’nin de yanında çalışmış Ethem Efendi vardır.

Celal Bayar, Nadir Nadi’ye ziyaretinin sebebini sorar. Şimdi bu noktadan sonra sözü Nadir Nadi’ye bırakalım (Olur Şey Değil, sayfa 34-35):

Celal Bayar

“A o da nesi? Birden nutkum tutuldu. Koskoca salonun orta yerinde, upuzun masanın bir köşesinde bu yalnızlık bende anlatılması güç bir tedirginliğe yol açmıştı… Söze havadan sudan Celal Bayar başladı… Konudan konuya atlarken Celal Bayar kimi zaman duraklıyor, maruzatımı arz edeceğim anı bekler görünüyordu. Nihayet söze agaz eyledim. Ama tasarladıklarımın yarısını bile açığa dökemedim. Gidişatımız hakkındaki eleştirilerimi dile getirirken Celal Bayar’ı soyutluyor, olan bitenden sanki hiç kusuru yokmuş gibi konuşuyordum. Anayasa gereği yan tutmaması gereken cumhurbaşkanının elinde DP markalı bastonla yurtiçi gezilere çıkmasının doğru olmadığını söyleyecektim. Söyleyemedim. Daha kötüsü bu gidişe dur denilmesi için yardımını rica ederken ‘Allah sizi başımızdan eksik etmesin’ diyerek içimden hiç geçirmediğim dalkavukça bir dileğe bile başvurdum.

Celal Bayar’ın yanından bozuk bir moralle ayrıldım. Kendimden utanıyordum. O günden sonra onu bir daha görmedim.”

Görüyorsun Sevgili, Nadir Bey, Celal Bayar’ı sert biçimde uyarmak amacıyla gittiği görüşmede kem küm edip bir şey söyleyemediği gibi, bir da ona Allah sizi başımızdan eksik etmesin yollu “dalkavukça” (yakıştırma Nadir Bey’indir AS.) bir dilekte de bulunduğunu gizlemiyor. Bir tek tanığı bile kalmamış bir olayı kendini hiçbir eleştiriden sakınmadan anlatan bu dürüstlüğe ve yürekliliğe şapka çıkarılmaz da ne yapılır?

Şimdi, bu durumda Nadir Nadi’nin müstesna bir adam ve yazar olup olmadığı konusunda kararı sen ver.

Odatv.com

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir