Sosyal Güvenlik Uzmanı Özgür Erdursun, son dönemde Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) ve vergi dairelerinin artırdığı denetimler hakkında işletme sahiplerini ve çalışanları uyardı. Özellikle dijital denetim araçlarının yaygınlaşmasıyla birlikte sahte sigortalılık, kayıt dışı ücret ödemeleri ve naylon fatura kullanımı gibi sorunların ağır yaptırımlarla karşılaştığını vurguladı.
Erdursun, çalışma hayatındaki yasal düzenlemeleri hatırlatarak, haftalık çalışma süresinin 45 saat olduğunu belirtti. Mesai ücretlendirmeleri hakkında da önemli bilgiler paylaştı:
– Hafta içi fazla mesai ücretleri %50 zamlı ödenmektedir.
– Pazar günü yapılan çalışmalar için mesai ücreti %100 artırımlıdır.
– Resmi ve dini bayramlarda çalışılan her gün için ek bir günlük ücret ödenmesi zorunludur.
SGK bildirimlerinin banka ödemeleriyle tam olarak uyumlu olması gerektiğine dikkat çeken Erdursun, eksiksiz özlük dosyası tutulmasının ve yıllık izinlerin doğru biçimde kullandırılmasının önemini vurguladı. Çalışanların yıllık izin ücretinin nakit olarak ödenmesinin yasal bir geçerliliği bulunmadığını ifade etti. Ayrıca, fiilen çalışmadığı halde bir işletmede sigortalı gösterilen kişilerin büyük bir risk altında olduğunu belirtti: “Eğer bir aracıya para vererek veya tanıdık ilişkisiyle sigortalı gösterirseniz, bu durum bir denetimle ortaya çıktığında tüm günleriniz silinir. Emekliliğiniz iptal edilir ve ödenen maaşlar ile sağlık harcamaları yasal faiziyle geri alınır. İşletmeler için de devlet teşviklerinin iptali ve ağır para cezaları söz konusu olur.”
İşverenlerin en sık karşılaştığı hatalardan birinin, işe gelmeyen personelin çıkışını hemen yapmak olduğunu dile getiren Erdursun, izlenmesi gereken yasal süreci şöyle özetledi:
– Üst üste iki gün veya ayda üç gün işe gelmeyen çalışanlar için tutanak düzenlenmeli.
– Noter aracılığıyla ihtarname gönderilmeli. Personele mazeretini bildirmesi için 6 iş günü süre tanınmalıdır.
Bu prosedürler izlenmeden yapılan çıkışlar, işvereni haksız duruma düşürerek kıdem ve ihbar tazminatı yükümlülüğü doğurabilir.
Banka hareketleri, SGK bildirimleri ve beyannamelerinin yapay zeka ile saniyeler içinde karşılaştırılabildiğini ifade eden Erdursun, sahte ve yanıltıcı belgelerin hapis cezasına kadar varan sonuçlar doğurabileceğini hatırlattı. Stok kayıtlarının fiili durumla örtüşmesi ve banka hareketlerinin muhasebe kayıtlarıyla uyumlu olması gerektiğini ekledi. Şirket ortaklarının “Vergisini ödedim, kasadaki para benimdir” yaklaşımının yanlış olduğunu vurguladı ve tüzel kişiliğe ait paranın kişisel harcamalarda kullanılamayacağına dikkat çekti. Ortakların şirketten para çekmek için “huzur hakkı” ya da “kar dağıtımı” gibi yolları kullanarak gerekli vergileri ödemesi gerektiğini belirtti.
Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in “Vergi affı yok” açıklamasına değinen Erdursun, kamuoyundaki yanlış anlamaları düzeltmek için şunları söyledi: “Türkiye’de hiçbir zaman verginin aslının silindiği bir af çıkmadı. Yapılan düzenlemeler sadece yapılandırmadır; gecikme faizi sabitlenir ve taksitlendirilir. Yapılandırma bekleyerek borç biriktirmek, artan gecikme faizleri nedeniyle işletmeleri daha kötü bir duruma sokar. Elinde nakdi olanların borçlarını bir an önce azaltma yoluna gitmesi gerekmektedir.”