Yeşil Sol Parti’nin Kobani Davasındaki Hukuksuzlukların Araştırılması Önerisi, TBMM Genel Kurulu’nda AKP ve MHP’li Milletvekillerinin Oylarıyla…

Yeşil Sol Parti’nin Kobani davasıyla ilgili araştırma önergesinin TBMM Genel Kurulu’nda bugün görüşülmesine ilişkin grup önerisi, AKP ve MHP’li milletvekillerinin oylarıyla reddedildi. Yeşil Sol Parti Şırnak Milletvekili Nevroz Uysal Aslan, “Eğer araştırılsaydı bu dava açılamayacak, bu kumpas devam edemeyecekti. Yargının rüşvet tarifesine göre işlediği yerde bağımsız ve tarafsız bir yargı yapıldığını kim söyleyebilir? Talimatla kurulan mahkemeyle özel seçilmiş yargıç ve savcısıyla her safhası hukuk dışı usullerle yürütülen bir mahkemenin tarafsız ve bağımsız olduğuna bizi kim inandırabilir” dedi.

Yeşil Sol Parti’nin Kobani davasıyla ilgili araştırma önergesinin gündemin önüne çekilerek bugün TBMM Genel Kurulu’nda görüşülmesine ilişkin grup önerisi, AKP ve MHP’li milletvekillerinin oylarıyla reddedildi. Önerinin gerekçesini açıklayan Yeşil Sol Parti Şırnak Milletvekili Nevroz Uysal Aslan, şunları söyledi:

“YARGININ RÜŞVET TARİFESİNE GÖRE İŞLEDİĞİ YERDE BAĞIMSIZ VE TARAFSIZ BİR YARGI YAPILDIĞINI KİM SÖYLEYEBİLİR?”

“Bugüne kadar ki tüm önergelerimizi reddedildi. Reddedilmesinin sebebi bizce bugün devam eden hala Kobani kumpas davasıdır. Eğer araştırılsaydı bu dava açılamayacak, bu kumpas devam edemeyecekti. Yargının rüşvet tarifesine göre işlediği yerde bağımsız ve tarafsız bir yargı yapıldığını kim söyleyebilir? Talimatla kurulan mahkemeyle özel seçilmiş yargıç ve savcısıyla her safhası hukuk dışı usullerle yürütülen bir mahkemenin tarafsız ve bağımsız olduğuna bizi kim inandırabilir.

Özel yetkili yargılamaları kaldırmakla övünen iktidar bu dosyaya özel savcı Ahmet Altun üzerinden ilk müdahalesini gerçekleştirmiştir. Özel savcı Ahmet Altun soruşturma devam ederken 25 Temmuz 2018’de HSK kararnamesiyle İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı vekilliğine atanmıştır. Bu dosyayı yürütmeye 7 ay boyunca devam etmiş, el çektirilmemiş İzmir savcısıyken Ankara’da devam eden Kobani savcılığını yürütmeye devam etmiştir. 31 Mayıs 2019 HSK kararnamesiyle bu dosyayı sürdürebilmesi için yeniden Ankara Cumhuriyet Başsavcı vekilliğine özel bir HSK kararnamesiyle getirilmiştir.

“ÖZEL SAVCIYLA HAZIRLANAN BU DAVAYA ÖZEL BİR MAHKEME HEYETİ OLUŞTURULMUŞTUR”

Bu özel savcının elinden çıkan 3 bin 530 sayfa 324 klasörden oluşan 30 Aralık 2020 tarihli iddianame hazırlatılmıştır. Bu iddianameden sonra özel savcının özel saiklerle yürütüldüğü bu soruşturma iddianamesinden sonra Ahmet Altun 19 Haziran 2022 HSK kararnamesiyle Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’na yükseltilmiştir. Sinan Ateş dosyasında bazı şüphelileri serbest bırakması teklifi karşılığında Yargıtay üyeliği teklif edilen isim yine Ahmet Altun olmuştur. 20 Nisan 2021 tarihli Kobani yargılamasının ilk duruşmasından bir ay önce 26 Mart 2021 tarihinde Hakimler Savcılar Yüksek Kurulu Ankara 22. Ağır Ceza Mahkemesi’nde ikinci bir heyet kurulmasına, var olan heyetin sadece Kobani yargılaması ve bağlantılı davalara bakmasına karar vermiştir.

Özel savcıyla hazırlanan bu davaya özel bir mahkeme heyeti oluşturulmuştur. Bu özel heyetin eski mahkeme başkanı Bahtiyar Çolak ise derin devletin ticari istihbarat ayağı olarak tanıtılan ‘Atadedeler Suç Örgütü’ne yönetici olduğu ortaya çıkmıştır. Davaya 180’den fazla devletin neredeyse tüm kurum ve kuruluşları müdahil olmuştur.”

“BÜTÜN SOKAK EYLEMLERİNİ BİR SİYASİ PARTİYLE İLİŞKİLENDİRMENİN DE HAKSIZ OLDUĞUNU DÜŞÜNÜYORUM”

Devletin vatandaşların haklarını demokratik yollarla kullanabilmesinin önünü açması gerektiğine dikkat çeken Saadet Partisi Grup Başkanvekili Bülent Kaya, “Devlet olarak ortadan kaldırması gereken sonuçlar varsa bu öfkenin ortadan kalkmasıyla ilgili gerekli tedbirleri de alması lazım. Siyasi partiler ya da sivil toplum kuruluşları da halkı demokratik haklarını kullanmak için davet ederken ülke tarihinin bu tip provokasyonlara açık olduğunu göz önüne alarak sorumlu davranması gerektiğini düşünüyorum. 6-8 Ekim olaylarını, devam eden çözüm sürecini veya bu çözüm sürecinin bitmesinden medet uman ya da nemalanan çevrelerin varlığını Suriye’de meydana gelen hadiseleri Suriye demografik hamleleri, İŞİD ve benzeri terör örgütlerinin faaliyetlerini Suriye’de kaybolan devlet otoritesini ve bu kaybolan devlet otoritesinden sonra kendini güvenceye almak isteyen halkların, ulusların, aşiretlerin varlığından bir haber olarak bu süreçleri maalesef okuyamayız. 6 Ekim olayları Öcalan cezaevindeyken kardeşinin verdiği bir mesajla ilk önce kitleler harekete geçmiş oldu. Ardından HDP’nin bir açıklaması oldu. Ama 7 Ekim sabahı Kandil’den gelen şiddet çağrısını göz ardı ederek bütün sokak eylemlerini bir siyasi partiyle ilişkilendirmenin de haksız olduğunu düşünüyorum” dedi.

“KOBANİ DAVASI DA BİR SİYASİ DAVADIR”

CHP Diyarbakır Milletvekili Sezgin Tanrıkulu ise şunları kaydetti:

“Kobani davası da bir siyasi davadır. Tarih bunu böyle yazacak. Bir siyasi intikam davasıdır. Bir kan davasının sürümüdür aynı zamanda. Hukuksal kaygılarla yazılmış bir iddianame yok ortada. Adalet gerçekleşsin diye yazılmış bir iddianame yok, adalet gerçekleşsin diye de yapılan bir yargılama yok. Siyasi bir husumetin bir iddianameye yansımasıdır. Kullanışlı yargı mensuplarının aracılığıyla yazılmış iddianame var ve yine kullanışlı yargı mensuplarının yürüttüğü bir yargılama var. Yargılamanın tek başına bir cezaevinde yapılıyor olması tıpkı Yassıada gibi bir darbe döneminin bir siyasi intikamın alındığının göstergesidir.”

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir