Bu 150 yıllık geleneği daha önce hiç görmediniz: 15 saat közde yavaş yavaş pişiyor

Misir ekmegi 1 6yyz

Trabzon’un Sürmene ilçesinde 150 yıldır kuşaktan kuşağa aktarılan tenekede mısır ekmeği için Türk Patent ve Marka Kurumu’na coğrafi işaret başvurusu yapıldı. Sürmene pidesi ve Sürmene bıçağının ardından ilçenin üçüncü tescilli ürünü olması beklenen lezzet, közde 15 saat pişirilerek hazırlanıyor.

SÜRMENE PİDESİ VE BIÇAĞININ ARDINDAN ÜÇÜNCÜ TESCİL

Trabzon Ticaret ve Sanayi Odası ile Sürmene Belediyesi, ilçeye özgü tenekede mısır ekmeğinin coğrafi işaretle korunması için resmi başvuruyu gerçekleştirdi. Tarlada yetiştirilen mısırın değirmende öğütülmesiyle elde edilen una soya fasulyesi, tuz ve kaynar su eklenerek yoğrulan hamur, tenekelere doldurulup karalahana yaprağına sarılıyor. Taş fırınlarda odun ateşiyle oluşturulan közün üzerinde yaklaşık 15 saat boyunca ağır ağır pişen ekmek, kek kıvamında ıslak bir dokuya kavuşuyor.

Sürmene Belediye Başkanı Hüseyin Azizoğlu başvuru ile ilgili olarak, “Hem Sürmene pidemiz hem de bıçağımız için coğrafi işaret tescillerini almıştık. Yaklaşık 150 yıllık tenekede mısır ekmeği geleneği var, şimdi de onun için başvurumuzu yaptık. 3’üncü coğrafi işaretli ürünümüz olacak” dedi.

Azizoğlu, ekmeğin diğer mısır ekmeklerinden farkını teneke içinde karalahana yaprağına sarılması ve soya fasulyesiyle bal baklası kullanılarak hazırlanmasına bağladı. Kek ve helva tadında, diğerlerine göre daha ıslak kıvamda olan ekmek, komşu ilçelerde bile farklı bir tat olarak öne çıkıyor.

77 YAŞINDA 50 YILLIK USTA

İlçede yaşayan 77 yaşındaki Bingül Boz, mısır ekmeği pişirme geleneğini babaannesi ve annesinden öğrendiğini anlatıyor. Boz, “Mısırı değirmene götürüp öğütüyorum sonra da içerisinde soya fasulyesini katıyorum. Tuzunu ve kaynattığım suyu da ekleyerek karıştırıyorum. Sonra tenekelere dolduruyorum” diyor.

Boz, fırını odunlarla yakıp iki saat kadar közlendirdikten sonra tenekeleri sürdüğünü ve ekmeğin sabah 09.00’dan ertesi sabah 06.00’a kadar közün sıcaklığında dinlene dinlene piştiğini aktarıyor. Mahallesinde 50 yıldır bu geleneği tek başına sürdüren Boz, “Bu mahallede yıllardır mısır ekmeği yapan bir ben kaldım” diyor.

“KAYNAMIŞ SU ONU ŞEKER GİBİ TATLI YAPAR”

Tenekede mısır ekmeğinin püf noktasını da paylaşan Boz, “Soya fasulyesi katıldığında ve kaynamış su ile haşlandığında lezzetli oluyor. Soğuk suyla haşlandığında toprak gibi olur ve tadı güzel olmaz. Kaynamış su onu şeker gibi tatlı yapar” dedi.

Boz, yaptığı ekmekleri ilçenin salı pazarında sattığını ve sipariş de aldığını belirterek coğrafi işaret tesciline duyduğu sevinci dile getirdi. Ekmeğin balık, çorba, yoğurt ve lahanayla neredeyse her şeyin yanında yenebildiğini vurgulayan Boz, “Kek yer gibi yeniliyor” dedi.

“BELKİ DE ÇOĞU İLİN 3 TESCİLLİ ÜRÜNÜ YOKTUR”

Bingül Boz’un oğlu Soner Boz, çocukluğundan bu yana severek yediği ekmeğin tamamen organik bir yiyecek olduğunu söyledi. Annesinin bu işi ticari amaçla değil geleneği yaşatmak için yaptığını belirten Boz, “Bıçağımız ve pidemizden sonra mısır ekmeğimiz de üçüncü tescilli ürünümüz olur. Belki de çoğu ilin 3 tescilli ürünü yoktur. Gurur duyuyorum” diye konuştu.

(DHA)

yok

Author: Serkan Öztürk